(51) Babanın Edebi Ve Çocuğun İyiliği
92— (28-s) Rivayet edildiğine göre Velîd İbni Nümeyr, babasının şöyle dediğini işitmiştir:
«— (Bizden önceki ashab) diyorlardı ki, olgunluk (salâh) Allah'dan-dır, edeb (terbiye) ise babalardandır.»[184]
Insana fazilet kazandıran her iyi alışkanlığa edeb denir. Ahlâkın iyi ve gözel taraflarını alıp yaşamaktan ibarettir. Edeb bir de şöyle tarif edilir : İnsanı ayıplamaktan koruyan melekeye edeb denir. Çoğulu «âdab» kelimesktir,k\,, çeşitli çteyimlerde kuHaailır. ,Derejn âdabı, Şakimin gi^h.. fiir kimseyi te'dib etmek,,ona edebi öğretmek demektir. Jçte-çocuklara: birinci derecede edeb öğreticisi babqlardır. Bpt&n iyi -hal-Ve hareketleri babaların çocuklara öğretmeleri gerektiğine ve bir vazifeleri olduğuna metindeki bu kısa ifade befiğ şekilde işaret etmektedir.
Diğer taraftan Cenab-ı Hak insanları ayrı ayrı güç ve kabiliyette, akıl v© İdrakleri birbirinden:farldı olarak yaratmış olduğu cihetle, esasa taallûk eden ana hasletler, A|lah fâdlâ'nın lütfü ve ihsanı olarak kabul "ediliV. Bû\ tün isieVİr-hayır ve şef. yaratan Âilah'dir. Faln ayırt etmeksizin mütavî tutmak ve birine yapılan bağıjırraynmı diğerlerine de yapmak gerekir. Hayatta yapılacak bağışlarda, erkek ile kıan arasını ayırmamak, hisşe)erinte^if tutmalç:en doğru göfüşturrÂjiin^arin b.iriisıb, mirösta.erkeğe iki ktz hissesi verildiği, gibi, hayattaki bağalarda da aynı ölçülü tutmak gerekHğin] ileri ^ürmS$Wse de, hggş-İ ^e.rîfin umumî de-Idtetî buna uyğ'ûfi-değildir.......
İnsanın ölümü ile bütün tasarruf hakları kalkarak varislerine 0?Çer' Varisfer,.de Kur'ân-j Kerîm'de Cenab-ı Hakkın tayin ve takdjr buyurduğu öl'çı/lereı Ööre:ıhakldbn,ı. alırlar! Burada herkesinJhıssesi ne İse ons kavuşur. Kiz ve efkeİc'jîvlâcf arpsYhdd.'eşitJİk düşur)ü!mez.
Bir kimse, hayatta İken malının tamamını bir çocuğuna bağıslasa, hüküm bakımından geçerli olursa da, bu kimse günâh istemiş olur. Çünkü bunda diğer varislerin mahrum olmalarını kast etmiştir. Fakat birbirinden farklı olarak evlâdlarına bağışta bulunmuş olursa, bu haram değilse de mekruhtur. Hoş olmayan şeydir, yapılmamalıdır. Böyle yapılan bağış yine geçerli olur. Ancak sahih bazt sebepler dolayısı ile bağışlarda fark yapılabilir.
Beşir ibni Sa'd El-Hazr e c î kimdir? :
Ashab-ı kiramdan ve Ensar'dan olan Beşir oğlu Numan'a izafe edilerek EbuNuman diye künyelenmiştİr. İkinci Akabe biati nda bulunduğu gibi. Bedir, Uhud ve diğer savaşlara iştirak etmiştir. Carı iliyet devrinde Afapça yazmayı biliyordu. Hazreti Peygamber cihad için gönderdiği bazı birliklere onu komutan yapmış ve Medine'de ona bir müddet görev vermişti. Ensardan Hazreti Ebu Bekİre ilk biat eden Beşir olmuştu.
Hazreti Ebu B e k i r 'in hilâfeti zamanında baş komutan H a I i d ibni Velîd'in maiyetinde savaşırken hicretin 13. yılında şehid edildi. Oğlu Numan ve Cabİr ibni Abdurrahman kendisinden hadîs rivayet etmişlerdir. Allah ondan razı olsun.[187]
(52) Babanın Çocukuna İyilik Etmesi
94— (29-s) ibni Ömer'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
«— Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de o salih kimselere "Ebrâr" ismini vermiştir; çünkü onlar, hem babalara» hem de çocuklara iyilik etmişlerdir. Senin babanın, üzerinde hakkı olduğu gibi, yine çocuğunun da senin üzerinde hakkı vardır.»[188]
El-Birru ( V ) mastarından türeyen Ebrar kelimesi, ismi foil oton Berr kelimesinin çoğuludur. Mastar manâsı iyilik ve ihsan etmek, İtaat etmek, sadakat göstermek manâlarına gelir. İsmi fail manâsı, iyilik ve ihsan eden sdlih kimse ve çoğul olduğu takdirde kimseler demektir. Aria-babayâ itaat edenler, onlara iyilik ve ihsanda bulunanlar demek olduğundan bunlara «Ebrâr» ismi verilmiş oluyor.
Çocukları korumak, onlara iyilik etmek, din terbiyesi vermek, ve geçimlerini sağlamak ve onları yetiştirmek, aynı şekilde bir vazife olduğundan bu hizmetlerde bulunanlar da «Ebrâr» sınıfına giriyor.[189]
Yeni yorum gönder